

























 |
 |
KUR'AN-I KERİM'DE
GEÇEN
CİNLERLE
İLGİLİ AYETLER |
 |
En’âm Sûresinin 100 . Ayetinde Bir de cinleri Allah’a bir takım ortaklar
yaptılar. Oysa onları o yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da
uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.
En’âm Sûresinin 112 . Ayetinde İşte böylece biz her Peygambere insan ve cin
şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı
laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları
iftiralarıyla baş başa bırak.
En’âm Sûresinin 128 . Ayetinde Onların hepsini bir araya toplayacağı gün
şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza
kattınız.” Onların insanlardan olan dostları, “Ey Rabbimiz! Bizler
birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık”
diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç,
içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz
senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
En’âm Sûresinin 130 . Ayetinde (O gün Allah şöyle diyecektir:) “Ey cin ve
insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip
çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar şöyle
diyecekler: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” Dünya hayatı onları
aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
A’râf Sûresinin 38 . Ayetinde Allah şöyle der: “Sizden önce gelip geçmiş cin
ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin.” Her topluluk (arkasından
gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi orada
toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, “Ey
Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver”
derler. Allah der ki: “Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır.
Fakat bilmiyorsunuz.”
A’râf Sûresinin 179 . Ayetinde Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri
olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları
olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar
hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta
kendileridir.
Hûd Sûresinin 118-119 . Ayetinde Rabbin dileseydi insanları (aynı inanca
bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna,
onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı.
Rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla)
dolduracağım” sözü kesinleşti.
Hicr Sûresinin 27 . Ayetinde Cinleri de daha önce dumansız ateşten
yaratmıştık.
İsrâ Sûresinin 88 . Ayetinde De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu
Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek
olsalar, yine onun benzerini getiremezler.”
Kehf Sûresinin 50 . Ayetinde Hani biz meleklere, “Adem için saygı ile
eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise
cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da
İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin
için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!
Neml Sûresinin 17 . Ayetinde Süleyman’ın, cinlerden, insanlardan ve
kuşlardan meydana gelen orduları onun önünde toplandı. Hep birlikte düzenli
olarak sevk ediliyorlardı.
Neml Sûresinin 39 . Ayetinde Cinlerden bir ifrit4,”Sen yerinden kalkmadan
ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir
biriyim” dedi.
Secde Sûresinin 13 . Ayetinde Eğer dileseydik herkese hidayetini verirdik.
Fakat benim, “Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan
dolduracağım” sözüm gerçekleşecektir.3
Sebe’ Sûresinin 12 . Ayetinde Süleyman’ın emrine de, sabah esişi bir ay,
akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da
ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar
vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa ona alevli ateş azabını
tattırırız.
Sebe’ Sûresinin 13 . Ayetinde Cinler Süleyman için dilediği biçimde kaleler,
heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davûd
ailesi şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır.
Sebe’ Sûresinin 14 . Ayetinde Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun
ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman’ın
cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı
aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.
Sebe’ Sûresinin 41 . Ayetinde (Melekler) derler ki: “Seni eksikliklerden
uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere
ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu.”
37 - SÂFFÂT SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 182 âyettir. Sûre, adını ilk
âyette geçen “es-Sâffât” kelimesinden almıştır. Sâffât, sıra sıra
dizilenler, saf saf duranlar demektir. Sûrede başlıca, meleklerden,
cinlerden kıyamet ve ahiret olaylarından söz edilmekte; Nûh, İbrahim,
İsmail, İshak, Mûsâ, Hârun, İlyas, Lût ve Yûnus peygamberin kıssalarına yer
verilmektedir.
Sâffât Sûresinin 158 . Ayetinde Allah ile cinler arasında da nesep bağı
kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah’ın huzuruna getirileceklerini
bilirler.
Fussilet Sûresinin 25 . Ayetinde Biz onların başına birtakım arkadaşlar
sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü
gösterdiler. Böylece kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan
toplulukları ile ilgili o söz (azap), onlar için de gerçekleşti. Çünkü onlar
ziyana uğrayanlardı
Fussilet Sûresinin 29 . Ayetinde (Ateşe giren) inkârcılar şöyle derler:
“Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları
ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar.”
Ahkâf Sûresinin 18 . Ayetinde İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve
insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın)
gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.
Ahkâf Sûresinin 29 . Ayetinde Hani Kur’an’ı dinlemek üzere cinlerden bir
grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince3 birbirlerine,
“Susun!” dediler. Kur’an’ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine
döndüler.
Zâriyât Sûresinin 56 . Ayetinde Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk
etsinler diye yarattım.
Rahmân Sûresinin 15 . Ayetinde “Cin” i de yalın bir ateşten yarattı
Rahmân Sûresinin 31 . Ayetinde Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler
ve insanlar!
Rahmân Sûresinin 33 . Ayetinde Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve
yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin.
Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.
Rahmân Sûresinin 39 . Ayetinde İşte o gün ne insana, ne cine günahı
sorulmayacak.
Rahmân Sûresinin 56 . Ayetinde Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş
dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin
dokunmuştur
Rahmân Sûresinin 74 . Ayetinde Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir
cin dokunmuştur.
72 - CİN SÛRESİ Mekke döneminde inmiştir. 28 âyettir. Ağırlıklı olarak
cinlerden bahsettiği için “Cin sûresi” adını almıştır. Sûrede ayrıca tevhit,
peygamberlik ve öldükten sonra dirilmek gibi meseleler konu edilmektedir
Cin Sûresinin 1,2 . Ayetinde (Ey Muhammed!) De ki: “Bana cinlerden bir
topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz
doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık
Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.”
Cin Sûresinin 5 . Ayetinde “Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah
hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”
Cin Sûresinin 6 . Ayetinde “Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden
bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı.”
Cin Sûresinin 19 . Ayetinde “Allah’ın kulu (Muhammed), O’na ibadet etmek
için kalktığında cinler nerede ise (Kur’an’ı dinlemek için kalabalıktan)
onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.”
Nâs(*) Sûresinin 1,2,3,4,5,6 . Ayetinde De ki: “Cinlerden ve insanlardan;
insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden,
insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlah’ına sığınırım.”
KAYNAK : KUR'AN-I KERİM
|
Güncel
 |