

























 |
|
 |
CİNLERİN ÖZELLİKLERİ:
"CİNLER"in çok önemli birkaç özelliği vardır ki, bu hususlar konuyu dikkatle
tetkik edenlerin asla gözünden kaçmaz.
Cinlerde Mantıksal Bütünlük Yoktur.
Cinlerde Büyüklük Duygusu Aşırı Gelişmiştir.
Cinlerde Kendini Kontrol Mekanizması Çok Zayıftır.
Cinlerde Sürekli Tekrarlar Mevcuttur. |
Hangi isim altında, dünyanın neresinde olursa olsun verdikleri tebliğlerde
daima yukarıda saydığımız bu dört esası derhal müşâhede edebiliriz.
Şimdi bu dört hususu açıklamaya çalışalım;
CİNLERDE MANTIKSAL BÜTÜNLÜK YOKTUR
Eğer CİNLERDEN ya da kendi tanıtımlarına göre UZAYLILARDAN alınan tebliğler
dikkatle tetkik edilecek olunursa, verilen konularda baştan sona mantıksal
bir bütünlülük asla görülemez. Sürekli çelişkili beyânlar verilir. Bir yerde
verilen beyân, bir başka yerde, ötekine ters düşer. Bunu kamufle etmek için
de hemen bir yafta, bir kılıf sererler; "biz sizi düşündürmek, imtihan
etmek, dikkatinizi ölçmek için bu çelişkileri koyuyoruz.’’
Oysa, sürekli çelişki içindedirler. Bunun sebebi de "zekâ"ca güçlü
olmalarına karşılık "akıl" yönünden bir hayli ölçülü yapıya sahip
olmalarıdır. Pratik "zekâ" ile o an için o konuya bir çözüm getirebilirler,
ancak "akıl" son derece sınırlı olduğu için, o anda buldukları çözüm mutlaka
bir süre evvel verdikleri tebliğlere; ya da, bir süre sonra verecekleri
tebliğlere, son derece ters düşerek, büyük bir çelişki oluşturacaktır.
CİNLERDE BÜYÜKLÜK DUYGUSU AŞIRI GELİŞMİŞTİR
Burada bahsi geçen büyüklük, sadece duygusal büyüklük, gurur kibir anlamında
olmayıp; birimsel ve boyutsal anlamdadır aynı zamanda. Bir yandan
kendilerini yeryüzünün yöneticileri olarak gösterip insanları buna
inandırmaya çalışırlarken; diğer yandan da birimsel ve boyutsal
büyüklüklerle düşünceleri allak - bullak edip, çaresiz hâle getirme çabaları
içindedirler.
CİNLER, kendilerinin insanlardan ne kadar üstün, büyük ve yüce olduklarına
inandırmak için de insanlarla aralarına mertebe koyarlar.
CİNLERİN, kendilerini UZAYLILAR diye tanıtarak verdikleri tebliğlere inanan
insanların çok çok büyük bir kısmının, temelde İslâm düşünce sistemi,
Tasavvuf düşünce sistemi üzerine alt yapıları mevcut değildir. Bahsedilen
konular üzerinde, Kur`ân`ın görüşü nedir, o konuda Allah Rasûlü ne demiştir,
hiç haberleri yoktur. Normal şartlarda konuşula gelenin çok değişiği olarak,
bu bilgilere rastlanınca, hâliyle inanmaktadırlar...
CİNLERİN insanları kandırmada önemli bir taktiği de, ayrıca şu olmaktadır:
Her medyum topluluğu, hangi inançlarla bezenmiş ise, onlara kendi inançları
doğrultusunda tebliğ verilmekte, sanki onlardanmış gibi kendilerini kabûl
ettirmektedirler. Meselâ dini ciddiye almayanlara, aynı şekilde; dinle
ilgilenene aynı şekilde; tasavvufa meyli olana bir tasavvuf önderinin ismini
kullanarak gibi.
CİNLERDE KENDİNİ KONTROL MEKANİZMASI ÇOK ZAYIFTIR
Bu sebepten ayarları çok kolaylıkla kayar ve konuşmalarında haddi aşarlar.
Buna şayet tâbiri caiz ise "reostaları bozuktur" da denilebilir. Bazen
Yaradanı yaradan, yüce güçler olurlar; bazen, ALLAH`ı bedenleyip insanların
arasına yollarlar; bazen evrenlerden büyük, yüce varlıklar olurlar; bazen de
Rabbin itaatkâr kulları olarak, insanları dinden ve Allah Rasûlü’nden
uzaklaştırıp kurtarmak{!} için ellerinden geleni esirgemezler.
CİNLERDE SÜREKLİ TEKRARLAR MEVCUTTUR
İnsanlara sürekli tebliğler vererek, onlara kendilerinin üstünlüğünü kabûl
ettirmeye çalışan CİNLER`de mevcut bulunan bir özellik de belirli kelimeleri
sürekli tekrar eden cümleler kurmalarıdır. Böylece: 1-İletişim kurulan
medyumun, bu tekrarlarla sanki tesbih çeker gibi beyninde bir açıklık
oluşturularak, kendilerine daha fazla bağlanılmasını temin ederler. 2-Zaman
zaman düşülen fikir tıkanıklıklarında, cümle tekrarları ile zaman
kazanırlar.
Kaynak : "Ruh, İnsan, Cin" - Ahmed Hulûsi
|
Güncel
 |